öncelikle geçmişin bugün artık bilinmesi/hatırlnamsı istenmeyen bazı noktaları tarih sayfalarından tamamen düşü(rülü)yor. Toplum hafızasında yer bulmasına izin verilmek istenmiyor. Hiç araştırılmayan, hiç yazılmayan ve hiç konuşulmayan temaların bu suretle tarihsel geçmiş olmaktan çıka(rıla)bilmesine gayret ediliyor. Bir anlamda üzreinde konuşulmayanın, yaşanmamış olacağına yönelik bir ön kabulden söz etmek mümkün. Eğer kimse sözünü etmiyor ve kimse hatırlmaıyorsa, olanın almamış gibi kabul edile(bi)leceği sanılıyor. Bu bakımdan geçmişin yendien düzenlenmesinde ilk çaba, olmuşu hiç olmamış gibi göstermekten geçiyor.
Temizlik operasyonunun bir başka aşaması, olmuşun reddedilmesinin imkanı olmadığı durumlarda, olmuşun bilgisinin yalnızca bir kısmını öne çıkarmak ve böylece “gerçek”in sadece bir kısmını, tabiri caiz ise yalnızca “aydınlık yüzü”nü sunmak şeklinde kendini gösteriyor.
Bir başka boyut da, hiç olmamışı olmuş gibi göstermekten geçiyor. Bu aşamada uyduruk bilgi devreye giriyor. Hepsi birden geçmişin yeniden yaratılması/yazılması operasyonunu oluşturuyor. Bu süreç aynı zamanda ve birlikte gerçekleştirilerek “gwçmişin itinayla temizlenmesi”ne hizmet ediyor. Tarihçilerin de “devletin hizmetinde ve gözetimi”nde bu sürecin “hizmetkarları olması talep ediliyor.
devam edecek…





